YAĞMUR YAĞMASIN!
Ağlama!!!

YAĞMUR YAĞMASIN!

Up to 60% OFF NEW Hosting + $4.99 on Select Domains with Promo Code Spring2017

“Mazlumun duası hedefini asla şaşırmayan ok gibidir”

Zamanın behrinde bir kasabada büyük bir susuzluk baş göstermiş. Kasabanın ileri gelenleri, zenginleri toplanmışlar. Bu böyle gitmez demiş içlerinden biri yağmur duasına çıkalım. Çıkalım çıkmasına da bizim duamız pek makbul olmaz, yanımıza bir Allah dostu alalım.

Kasabada dini bütün, kendini ibadete vermiş ormandan topladığı odunları satarak helalinden geçimini sağlayan bir fakir varmış. O güne kadar hiç akıllarına gelmeyen bu Allah dostuna gitmeye karar vermişler.

suriyede neler oldu
Allah’a Herşeyi Söyleyeceğim!!!

İnsan oğlu nankörlükte o kadar ileri gitmiştir ki; başına gelen bela ve musibetlerin Allah’tan geldiğini bilir lakin bu belaların kendi ellerinin yaptıkları yüzünden başlarına geldiğini hiç umursamaz. Allahla irtibat kurmak içinde ona yakın olan Allah dostlarını kullanmak ister. Bu hep böyle olmuştur. Mesela Hz.Musa Efendimiz (Aleyhisselatu Vesselam) zamanında Allah’ u teala isyan ve nankörlüklerinden dolayı Mısır ahalisine musibetler gönderirmiş. Mısır ahalisi (kıptiler) bu bela ve musibetlerin Allah’ tan geldiğini bilir, bir müddet önemsemez ancak dayanılmaz bir hal alınca hemen Musa Aleyhisselamın kapısını çalarlarmış.

Bu husus Kur-anı Kerimde şöyle anlatılır;

(Sonunda) Başlarına (dayanılmaz) iğrenç bir azap çökünce: “Ey Musa, Rabbine -sana verdiği ahid adına- bizim için dua et. Eğer bu iğrenç azabı üzerimizden çekip-giderirsen, andolsun sana iman edeceğiz ve İsrailoğullarını seninle göndereceğiz” diye (yalvarmaya yöneldiler).

Araf Suresi 134.Ayet

Lakin bela kaldırılınca eski hallerine döndüler ve şöyle dediler.

Bu su, bize bir azap değil, meğer bir nîmetmiş! Zâten geçecekmiş! Bunlar, Mûsâ’nın duâsıyla olmadı!” dediler.

Her belanın kaldırılması neticesinde sonuç değişmedi. Sonunda Allah-u teala Firavun ve kavmini suda boğarak cezalandırdı.

Bunun üzerine (biz de) gerçekten onların âyetlerimizi yalanlamaları ve onlardan gafil kişiler olmaları sebebiyle kendilerinden intikam aldık da onları denizde boğduk.

Araf Suresi 136.Ayet

Evet. Biz hikayemize dönelim.

Kasabadaki kodamanlarda kendilerine hiç pay çıkarmadan, aceba ne ettikte bu hal başımıza geldi demeden fakirin evine gelmişler.

Aslında ortada tuhafta bir durum varmış. Bulutlar kasabanın üzerine toplanır, kararır, tam yağmur yağacak dedikleri anda birdenbire güneş açar bulutlar yok olup gidermiş. Bütün bunları Allah dostu fakire anlatmışlar. Durumun farkında olan fakir onların bu isteğini kabul etmiş. Hakiki Allah dostları kendisine gelenleri Allah’tan bilir. Bunları Allah gönderdi deyip doğru yolu göstermeye karar verir.

Tamam der. Lakin dediğiniz gibi yağmurun yağmamasın da bir hikmet olsa gerek, önce bunu çözmemiz lazım gelir. Bir mazlumun duası nelere kadirdir bilinmez der. Homurtular yükselir. Bu nasıl Allah dostu yağmurun yağmamasında hikmet arıyor öyle şeymi olur diyenler çıkar. Lakin allah dostu bunlara ehemmiyet vermez.

Düşün peşime kasabayı bir dolaşalım der. O sokak senin bu bahçe benim saatlerce dolanırlar kasabanın içinde. Sonunda çatısı yıkık dökük kasabanın dışında, bir fakir kadın ile iki kızının yaşadığı bir harabenin önünde dururlar. Hikmet bu olsa gerek der Allah dostu. Tabii yanındaki beyinsizler hiç birşey anlamaz bu sözden.

Allah dostu yaşlı kadın ve kızlarına seslenir. Allahın selamını verdikten sonra sorar onlara. Siz ne yaparsınız burada, ne yer ne içersiniz, nasıl yaşarsınız, geçiminiz nasıldır? der.

Kızlardan biri şöyle der: Ben annemi bırakamam çok yaşlı ona bakarım. Birşey bulursak yeriz bulamazsak şükrederiz der. Peki ne diye dua edersin, rabbinden ne istersin deyince kız şöyle der. Ben rabbimden helal lokma, anama sağlık sıhhat, birde bulutlar toplandığında yağmur yağmaması için bulutları dağıtmasını isterim. Zira evin çatısı çok kötü olduğu için içeri yağmur suyu doluyor annem sıkıntı çekiyor. Bunun için yağmurun yağmamasını isterim der.

Allah dostu diğer kıza sorar. Sen Rabbinden ne istersin, nasıl dua edersin?

Kız şöyle der. Ben evin geçimini sağlarım. Bir ineğimiz vardır. Tek geçim kaynağımız odur. Sütünü sağarım pek azdır ama şükrederim rabbime. Bu sütü kasabaya götürüp satarım. Ben rabbimden helal lokma ile birde yağmur yağdırmamasını isterim. Çünkü bir tek papucum var. Yağmur yağınca yollar çamur oluyor. Ben bu pabuçlar ile çok zorlanıyorum. Sütü taşımam zor oluyor. Neredeyse ayağım kayıp düşecek oluyorum. Bu nedenle de kasabaya gidip gelene kadar yağmur yağmasın diye dua ediyorum demiş.

İstediği cevabı alan Allah dostu bu kez yaşlı kadına döner. Peki nineciğim sen ne istersin Allah’tan, ne diye dua edersin. Şöyle der yaşlı kadın. Benim bütün dualarım bu iki evladım içindir. Onlar rabbimden ne dilerse dileklerinin kabul edilmesi için sürekli dua ederim başka da elimden birşey gelmez der.

Kasabanın kodamanlarına vermek istediği mesajı alasıyla veren Allah dostu onlara dönerek şunları söyler. Siz sıcacık yataklarınızda uyuyup envai çeşit yemekler yiyip yaşadıkça bu yağmur yağmayacaktır. Ne zamanki bu kasabada çatısız ev kalmaz o zaman Allah dilerse yağmurunuz yağar. Hal böyle iken beni değil dünyada ki bütün Allah dostlarını toplasanız bu yağmuru yağdıramazsınız. Rahmet bu mazlumların duasında saklıdır der ve şu hadisi zikreder.

Resulullah (sav) Hz. Muaz (ra)’ı Yemen’e gönderdi. (Giderken) ona dedi ki:

“Sen Ehl-i Kitap bir kavme gidiyorsun. Onları davet edeceğin ilk şey Allah’a ibadet olsun. Allah’ı tanıdılar mı, kendilerine Allah’ın zekatı farz kılmış olduğunu, zenginlerinden alınıp fakirlerine dağıtılacağını onlara haber ver. Onlar buna da itaat ederlerse kendilerinden zekatı al. Zekat alırken halkın (nazarlarında) kıymetli olan mallarından sakın. Mazlumun bedduasını almaktan kork. Zira Allah’la bu beddua arasında perde mevcut değildir.

[Buhari, Zekat 1, 41, Sadaka 1, 63, Mezalim 9, Megazi 60, Tevhid 1; Müslim, İman 31, (19); Tirmizi, Zekat 6, (625); Ebu Davud, Zekat 4, (1584); Nesai, Zekat 46, (5, 55)]

“Mazlumun duası makbuldür, facir bile olsa, zira onun fücûru kendini ilgilendirir.” buyrulmuştur.

Kasaba halkı bu durumdan bir vazife çıkartmış mıdır bilinmez lakin eğer çıkartmadılarsa o yağmurun yağmayacağı herkesin malumu olsa gerek. Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste. Saygı ve hörmetle kalın efendim.

Up to 60% OFF NEW Hosting + $4.99 on Select Domains with Promo Code Spring2017

Bir cevap yazın